|
Atatürk Nutuk'a "19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktım" diye başlar. Kazım Karabekir de anılarına "19 Nisan 1919'da Trabzon'a çıktım!" diye başlar. Atatürk'ten önce Anadolu'ya geçip Kurtuluş Savaşı'nı başlattığını ima eden Karabekir, anlaşılan Atatürk'ün Nisan 1919'dan tam 6 ay önce, Kasım 1918'de Anadolu'da "Adana-İskenderun-Kilis hattındaki" çalışmalarıyla Kurtuluş Savaşı'nın alt yapısını çoktan hazırlamaya başladığını unutmuştur!... Ayrıca bu gerçeği sadece o değil bugün onu istismar edip Atatürk'e saldıran Karşı Devrimci cemaatçi Atatürk düşmanları da unutmuşa benzemektedir! "Tarih yapana sadık kalan tarih yazanlar"olarak bizler, "bütün unutkanlara" gerçekleri hatırlatmaya devam edeceğiz!...

Karşı Devrimin Tarihçi Tetikçileri
Türkiye birileri tarafından büyük bir hızla "dönüştürülüyor". Karşı Devrim bir taraftan Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'nden geriye kalan bütün kurumları değiştirip dönüştürmekle uğraşırken, diğer taraftan da bu yeni devlete uygun yeni bir tarih yazmak için uğraşıyor. Karşı Devrim kendi tarihini yazıyor. Bunu yaparken de "Resmi tarihle yüzleşme" adı atlında tarihi gerçekleri alt üst ediyor. Hainleri kahraman, kahramanları hain, küskünleri mağdur ilan ediyor. Özellikle "malum cemaat" eliyle yürütülen bu "tarih operasyonu" çerçevesinde belli "gazeteci-tarihçiler" adeta "tetikçilik" yapıyor. Her gün gazete köşelerinde, yandaş tv kanallarında, yazdıkları kitaplarda ve çıkardıkları dergilerde "yakın tarihi" eğip bükerek Karşı Devrim'e uygun "kurmaca bir tarih" üretiyor. Yakın tarihi, okul kitaplarındaki eksik ve sıkıcı anlatımlardan ve dizilerden öğrenmiş olan Türk insanı ise bu "kurmaca tarihi" gerçek zannediyor, bu Karşı Devrimci tarihçi tetikçilerin palavralarına, çarpıtmalarına, istismarlarına inanıyır... Türkiye, tarihin hiçbir döneminde görülmedik bir biçimde Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı Karşı Devrimci tarihçi tetikçilerin ürettiği tarihi yalanlarla kuşatılmış durumda. Çok daha önemlisi bu "tarihi yalanlar" Karşı Devrim çerçevesinde dönüştürülen Milli Eğitim müfredatına, okullardaki tarih derslerine kadar girmiş durumda. Okullarımızda artık Vahdettinler, İskilipli Atıflar kahraman; Ali Kemaller, Mustafa Sabriler, Said-i Nursiler mağdur; Atatürk muhalifi Kazım Karabekir'ler ise gerçek "Büyük Önder" olarak anlatılıyor. Atatürk ise, artık "hiçbirşey" konumuna indirgenmiş durumda!..
Karşı Devrimin cemaatçi tarihçi tetikçileri son günlerde özellikle Kazım Karabekir Paşa'yı istismar ederek, Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'ndaki büyük rolünü azaltma yoluna gidiyorlar. Bu tetikçilerin son numaraları önce Atatürk'ün silah arkadaşı, sonra devrim muhalifi ve "istiklal mahkemesi" sanığı olan "küskün" Kazım Karabekir'in Atatürk ve Kurtuluş Savaşı hakkında yazdıklarını "köpürterek" Atatürk'e saldırmak. Yazdıkları kitaplarda, katıldıkları tv programlarında ve çıkardıkları dergilerde "KURTULUŞ SAVAŞI'NI ATATÜRK'ÜN DEĞİL KAZIM KARABEKİR'İN BAŞLATTIĞINI, ATATÜRK'ÜN KURTULUŞ SAVAŞI'NA SONRADAN KATILDIĞINI (!)" iddia ederek, Kurtuluş Savaşı'nın gerçek önderinin Karabekir olduğunu ileri süren bu "tarihçi tetikçilere" bir "tarih dersi" daha vermenin zamanı geldi de geçiyor bile....

Fotolar: Zaman gazetesi yazarı Mustafa Armağan'ın Karşı Devrim yolundaki "operasyonel tarihçiliğine" iki örnek: Mustafa Armağan, Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'ndaki etkisini-rolünü azaltmak için Kazım Karabekir'i alabildiğince istismar etmekte. Karabekir'in hayatta olan akrabalarının (örneğin Timsal Karabekir'in) bu istismara sessiz kalması düşündürücüdür.
İşte "Kurtuluş Savaşı'nı Atatürk değil 'başkaları' başlattı. Atatürk bu savaşa sonradan katıldı!" (http://www.yeniasya.com.tr) diyen Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı, cemaatin kadrolu tarihçilerine, pardon tarihçi tetikçilerine yanıtım:
ATATÜRK KURTULUŞ SAVAŞI'NI KASIM 1918'DE BAŞLATMIŞTI
(Kilis-İskenderun-Adana Savunma Planı)
Atatürk, I. Dünya Savaşı’nın sonrasında Kilis-İskenderun-Adana bölgelerinde oluşturulacak bir savunmayla İngiltere, Fransa ve İtalya gibi emperyalist güçlerin Anadolu’yu işgallerini önlemek amacıyla bir proje geliştirmiştir; fakat İstanbul Hükümeti’nin “korkaklığı” ve “teslimiyetçiliği” yüzünden görevden alındığı için bu projeyi tam anlamıyla düşünceden uygulamaya geçirememiştir. Her şeyi en başından anlatalım:
|